
Basit bir soru: şirketinin alan adı kimin adına kayıtlı, ne zaman yenileniyor, yenileme bildirimi hangi adrese gidiyor? Hemen cevap veremiyorsan bu yazı senin için.
Dağınıklık nasıl oluşuyor?
İş büyürken teknoloji parça parça eklenir. Alan adını biri alır, siteyi başka biri yapar, e-postayı üçüncüsü kurar. Her biri o gün doğru iş yapmıştır. Ama kimse işin bütününe bakmaz. Yıllar sonra elinde, kimin neyi bildiği belli olmayan bir yapı kalır.
Bedeli ne zaman ödenir?
Alan adının yenileme bildirimi artık okunmayan bir adrese gider, süre dolar; site ve e-posta aynı anda susar. Ajansla yollar ayrılır, yönetici şifresi onlarda kalır. Ayrılan çalışanın hesabı kapatılmaz, şirket yazışmaları dışarıda bir kutuda durur. Bunların hiçbiri teknik olarak zor sorun değil. Hepsi sahipsizlikten çıkar.
Yarım günde çıkarabileceğin liste
1. Alan adı: hangi firmada, kimin adına kayıtlı, ne zaman yenileniyor, bildirim hangi adrese gidiyor?
2. E-posta: hangi hizmette, yöneticisi kim, ayrılan çalışanların hesapları ne durumda?
3. Site ve sunucu: nerede barınıyor, yönetici girişi kimde, yedeği var mı?
4. Şifreler: şirket hesaplarının şifreleri kişilerin kafasında mı, ortak ve güvenli bir şifre yöneticisinde mi?
5. Faturalar: hangi hizmet hangi kartla ödeniyor, kart değişirse ne kesilir?
Bu listede bilmediğin her satır, bir gün telefonla birini arayıp “şifre sende miydi?” diye soracağın satırdır.
Düzen kurmak teknik değil, sahiplik işi
Hedef her şeyi tek bir kişiye bağlamak değil, şirketin kendisine bağlamak. Alan adı şirketin adına, yönetici hesapları şirket adresinde, şifreler ortak kasada, kritik hizmetlerde en az iki yetkili. Kim gelirse gelsin, kim giderse gitsin, anahtar şirkette kalır.
Bu dökümü çıkarmak, düzeni kurmak ve her şeyi belgeli halde teslim etmek altyapı ve dijital düzen işimin tam kendisi. Listenin yarısını dolduramadıysan, gerisini birlikte dolduralım.
Sıradaki yazı
Teknik ekibin yoksa kararları kim veriyor? →